18 Kasım 2009 Çarşamba

Matchbox Dostları Buluşması, Istanbul

Berlin'deki Matchbox dostumuz Carsten, geçtiğimiz hafta sonunda Istanbul'a beni ziyarete geldi. Türkiye'de çok kolay bulunmayan Matchbox modelleri kendisinde çokça olduğu için, yanına almasını söyledim. Arkadaşlar arasında da bir buluşma tertipledim. Aslında buradaki ana amaç kendi aramızda bir nevi "swap meet" yani "değiş-tokuş buluşması" düzenlemekti.

Bavul açıldığında içinden çıkanları gelişigüzel masanın üzerine sıraladık. Sabahın ilk saatlerinde durum aşağıdaki gibiydi.


Toplantıya Ankara ve Trabzon'dan arkadaşlarımızın da gelmesi söz konusu idi. Ne yazık ki bu mümkün olamadı. İstanbul dışından sadece toplantı için gelen tek kişi Bülent'ti.

Toplantıda konuşulan ana konulardan birincisi elbette ki "Matchbox", ikincisi de "eşlerin bu konudaki yaklaşımları" idi. Oyuncak odasında bulunan dolaplardaki yığın yığın Matchbox'ları biriktiren Sanço'dan çok, bunlara gösterdiği anlayış sebebiyle Sanço'nun eşi takdir topladı.

Toplantıya katılanlar RW08E Mustang'ın çok nadir kırmızı varyasyonunu görme fırsatı buldular. Model bir parça oynanmış kondüsyondaydı, bu sayede katılımcıların da modeli bol bol "mıncıklama", "masanın üzerinde sürme" imkanları oldu.


Burak o gün eline geçen Ebay'den aldığı muhteşem modelleri bizlere gösterdi. Bu sayede kestane rengiyle nadir RW17A Bedford'u da görme fırsatımız oldu. Altan, Serhan ve Fuat önceden Carsten'e sipariş ettikleri modelleri teslim aldılar. Emre'nin bilgisayarda tuttuğu envanter herkesin takdirini kazandı.


Dr. Burak ise elindeki hazineler hakkında ser verdi, sır vermedi. Biz de önümüzdekilerle yetinmek durumunda kaldık. Herkesin modeli kendince çok kıymetli olduğu için pek bir değiş tokuş olamadı.

Son olarak toplu bir fotoğraf çektirdik. Oldukça keyifli bir gündü, katılan herkese teşekkürler, Sanço

Not: Resimlere "tık"layarak daha büyük hallerini görebilirsiniz.

8 Eylül 2009 Salı

En ilginç Matchbox Modelleri: Rolamatics- devam

Bricoleur'ün açtığı konu üzerinden devam edelim.

Aşağıdaki listede görünmeyen Rolamatics modellerinden bir tanesi de "SF70C Self-Propelled Gun" modelidir.




1978'de üretilmeye başlanan bu model, bir tank değildir. Adından da anlaşılacağı gibi kendi hareket edebilen uzun menzilli bir silahtır. Rolamatics özelliği olan hareketli parça öndeki top kısmıdır. Sürüldükçe çıkarttığı "çıkıdıkı-çık-çık-çık-çıkıdıkı" sesleri eşliğinde Sanço'nun elinden düşmemiştir. Bu modelin orjinali lastik paletlerle donatılmıştır. Ancak bu paletler bir süre sonra kurur ve kolayca koparlar.

Rolamatics modellerinin kutularının bir yüzünde araçların hareketli özelliği grafiksel biçimde gösterilmektedir. Örnek olarak 1973'te üretilmeye başlanan SF69B Turbo Fury'nin kutusuna bakabiliriz.





Her ne kadar enteresan modeller olsalar da, koleksiyonerler arasında, çocukların arasındaki kadar dikkat çekmezler. Rolamatics modellerinin başlıca problemi, çoğunun, seri olarak üretilmemiş fantastik araçlardan seçilmiş olmasıdır.

Matchbox'ın ana konsepti olan "gerçek, seri üretim" bir otomobile belki de en yakın Rolamatics modeli, SF10B "Piston Popper" modelidir. Aslında 1970 model bir Ford Mustang'in örnek alındığı bu modelin araç sürüldükçe karşılıklı inip çıkan 2'şer pistonu vardır.





Koleksiyonerler arasında en dikkat çeken Rolamatics modelleri, elbette ki en az bulunan modellerdir. Rolamatics'lerin en nadiri bile yüzbinlerce basıldığı için, bunlara nadir denmesi zordur.

Ancak bir seri vardır ki, Matchbox'ın en nadir Rolamatics'lerini barındırır:

Two Packs!!




Bu pakette iki model bir arada bulunur. Stoat ve Armoured Car'ın bulunduğu TP-13'ün ilk serisi, oldukça koyu bir zeytin yeşili ile üretilmişlerdi (Olive Drab). Bu paketler, tahminen bugünün en nadir Rolamatics'lerini barındırmaktadır.

Önümüzdeki sayıda: Nadir Matchbox modelleri

23 Ağustos 2009 Pazar

EN İLGİNÇ MATCHBOX MODELLERİ 4: "Cenaze Arabası!"


Lesney'i diğer model oyuncak üreticilerinden ayıran en dikkat çekici özellik, belki de üretilen model araç tiplerindeki zengin çeşitlilikti. Özellikle "Regular Wheels (1953-1969)" dönemine ait modellerin, çocukların gündelik hayatlarında, yollarda, kent yaşamında, inşaatlarda ve kırsal alanda görebilecekleri türden araçları yansıtmayı amaçlamış olduğunu biliyoruz. Örneğin iş makinaları, ambulanslar, çekiciler, çöp kamyonları, süt kamyonetleri, itfaiye araçları, yol silindirleri, gezici kantinler, tankerler, otobüsler, polis arabaları gibi envai çeşit "gündelik" araç bu seride kendine yer bulabilmişti. 1970'ten itibaren devreye giren "superfast" serisi ile birlikte, Hot Wheels ile kızışan rekabetin de sonucu olarak, model türleri, gündelik hayattan daha uzak, daha sıradışı, fantastik araçları içermeye başladı. Ancak bugün artık Mattel firmasının sahip olduğu "matchbox" markasının özellikle son 5 yılda yakaladığı çizgiye bakacak olursak, modellerin klasik İngiliz dönemindeki ruhu tekrar yansıtmaya başladığını görürüz. Yıllar boyunca, Matchbox'ı da Hot Wheels çizgisinde tutan Mattel, en sonunda, sanırım biraz da koleksiyoncu pazarına ve nostalji duygusuna hitap etmek amacıyla, bu markayı eski çizgisine çekmiş görünüyor. Bu anlamda, her ne kadar bir Amerikan arabası da olsa, yukarda resmini verdiğim cenaze arabası modeli, bence Matchbox'ın klasik dönemdeki ruhunu çok iyi yansıtan "gerçek" bir model olarak raflarda yerini almış durumda. Hatta, bu modelin klasik çizgiyi en uç noktaya taşıdığı bile söylenebilir. Ama elbette "ölüm" gerçeğini yaşanan hayatın öte yakasına atmış, görünmez kılmış olan modern dönem ebeveynleri bu modeli görünce dehşete düşmüşlerdir. Tam da bu nedenle, bu modeli alkışlayarak, diyorum ki, ölüm de hayatın bir parçasıdır; ayıp, utanılacak birşey değildir: "her canlı bir gün ölümü tadacaktır"! Bravo Mattel!

19 Ağustos 2009 Çarşamba

EN İLGİNÇ MATCHBOX MODELLERİ 3: "Üç Açılırlı!"



Lesney'nin bugüne dek ürettiği modelleri incelediğimizde, özellikle de 1953-1982 yılları arasında İngiltere'de üretilmiş olanlara baktığımızda, hemen hemen hepsinde modelin oyun değerini zenginleştirmek amacıyla tasarlanmış zekice detaylara ve ilginç özelliklere rastlarız. Açılan kapılar, motor kaputları, bagajlar, hareketli vinç kancaları, inen kalkan damperler, yaylanan ve hatta sağa sola dönen tekerler, plastikten yapılmış ek aksesuarlar gibi... Ancak bunlar arasında hem kapıları, hem de bagajı, yani 3 parçası birden açılabilen yalnızca tek bir model vardır: 1968'de üretilen 46c Mercedes Benz 300 SE adlı modeldir bu.

Elbette fiyat kademesi daha yüksek, 1/43 ölçekli Corgi modellerde binbir çeşit özellik her modelde cömertçe kullanılmıştır. Ya da 1960'ların sonunda ilk defa üretilmiş Majorette modellerde çok sayıda açılır parçanın aynı anda kullanıldığını da görebiliriz (çok kısa bir süre sonra tek bir modelde bu kadar fazla detay kullanmayı bırakmıştır Majorette) . Ama genelde, Matchbox serisinin temsil ettiği ucuz fiyatlı, 1/64 ölçekli model oyuncaklarda birden fazla açılan parça kullanıldığı pek görülmemiştir. İşte buradaki Mercedes model, tüm seri içinde istisnai bir yere sahiptir. Hem kapıları hem de bagajı açılan çok güzel ve gerçekçi bir modeldir bu. Bu model 1969 sonunda gerçekleşen "Superfast" serisine geçiş sürecinde çok kısa bir süre "üç açılırlı" olarak üretilmiş, ancak 1970'ten itibaren açılan kapılar iptal edilerek, yalnızca bagajı açılan bir model olarak yaşamını sürdürmüştür (resimde solda).

Modellerin açılan parçaları konusunda Hot Wheels ile Matchbox modelleri arasında keskin bir ayrımdan da söz etmek gerekir burada. Hot Wheels'lerin genellikle motor kaputları açılır ve en az 8 silindirli devasa bir motoru gözler önüne serer. Buna karşılık Matchbox modellerinde, arada motor kaputu açılanlara rastlasak da, genelde kapılar ya da bagaj açılır. Burada Amerikan otomobil kültürünün güç ve performans fetişizmini görmek mümkündür. "Pimp my ride" tarzı diyebileceğimiz Hot Wheels'lere karşılık, Matchbox'lar daha gündelik ve mütevazi otomobillere odaklanır ve kullanım değerini vurgulayan detayları ön plana çıkarır. Gerçekten de bu küçük Mercedes'in açılan bagajına ufak tefek nesneler sokuşturup, yolculuğa çıkma oyunu oynamak daha zevkli değil midir?

"ÜÇ AÇILIRLI"YA EK
Üç açılırlı modeller konusuna koleksiyon camiasından Osman hoca ilginç bir katkıda bulundu. Evet, gerçekten de Lesney'in ürettiği "üç açılırlı" bir model daha var! 1968 yılında piyasaya çıkan GMC Tipper (No. 26c). İnanılmaz derecede detaylı olan bu modelin hem kupası, hem damperi, hem de damper kapağı açılmaktaydı. Kupa öne yatırıldığında gayet detaylı biçimde dökülmüş motoru gözler önüne sermekteydi. Lesney bu modeli 1970 yılında "superfast" olarak da piyasaya sürdü. Aşağıda Osman hocanın ve Sanco'nun gönderdikleri bu modele ait iki resmi görüyorsunuz...



16 Ağustos 2009 Pazar

EN İLGİNÇ MATCHBOX MODELLERİ 2: "Kantinler!"




Lesney'nin piyasaya çıkardığı en ilginç modellerden ikisi gezici kantin araçlarıydı. İlk kez 1959 yılında çıkan ve 1965'e kadar üretimi süren "Mobile Refreshment Canteen (No. 74a)", diğer Matchbox modellerinin arkasına bağlanarak çekilen gezici bir büfeydi. Ön tarafındaki tentesi açılabilen bu aracın içinde minyatür bir mutfak olduğu görülüyordu. Kahve, çay, gazlı içecekler, sandviç ve pasta gibi atıştırmalıkların satıldığı bu kantin, muhtemelen parklara, maçlara ya da konserlere götürülerek işletiliyordu. 1959'daki ilk versiyonları krem rengi olan bu model, daha sonra metalik gri renkte üretimeye devam etti.




Commer Ice Cream Canteen (No. 47b) ise 1963 yılında piyasaya çıktı. "Lyons Maid" adlı bir firmanın amblemini taşıyan bu gezici dondurma kamyonetinin her iki yanı açıktı ve üstünde de bir "sunroof" bulunmaktaydı. Aracın canayakınlığının ötesinde, modeli çekici kılan unsurlardan en önemlisi, kabinin içindeki plastik dondurmacı figürüydü. Dondurmacının elinde, çocuklara sunmak üzere hazırladığı bir külah dondurma da vardı...! Dondurmanın yanı sıra gofret, çikolata, şekerleme (lolipop) ve meyveli buzların da satışını yapan bu araç 1968 yılına kadar farklı renk varyasyonları ile üretildi. Yukardaki resimde bu aracın bir benzerinin gerçek modeli görülebilir.

Kamusal hayatı canlandıran, toplu etkinliklere renk katan bu tür araçlar nedense model oyuncak üreticileri tarafından göz ardı edilmiştir. Ama çocukluğunda babası ile maça giden, "Ankaragüçlü köfteci Ferit"in gezici aracından köfte-ekmek alıp yiyen ve bu anıları zihninde canlı tutan herkes sanırım Lesney'e müteşekkir olacaktır.



Bu keyifli modellere değinirken, blogun konusu olmasa da, elimde bulunan bir Hot Wheels modelinden de söz etmek isterim. "Good Humor Truck" adı verilen bu model (üstteki resim) yanılmıyorsam 1980'lerin başında üretilen az sayıda güzel Hot Wheels modellerinden biriydi...! Satışa sunduğu ürünler bakımından bu araç yukarda bahsettiğim her iki Lesney modelinin bir bireşimi gibiydi: Şekerleme, kola, dondurma gibi ürünlerin yanında, sosisli sandviç, pizza ve hamburger de yemeniz mümkündü. İsmi de bence çok anlamlıydı. "Good Humor", yani "güler yüzlü, candan, neşeli"... Gerçekten de meydanın, parkların, sokağın eğlence kültürü ve buralarda yaşanan sosyalizasyon insanı daha bir "güler yüzlü, candan, neşeli" yapmaz mı? Vah alışveriş merkezlerine tıkılıp büyüyen çocuklara...


EN İLGİNÇ MATCHBOX MODELLERİ 1: "Rola-matics!"



1960'ların sonunda Amerikan Mattel şirketinin HotWheels serisini piyasaya sürmesiyle birlikte, başlangıçta hazırlıksız yakalanan ve krize sürüklenen Lesney, rekabet gücünü yükseltmek ve pazardaki lider konumunu tekrar kazanmak için 1970'lerde bir dizi yeniliğe imza attı. Şüphesiz, en önemli değişim 1969 yılı sonlarında, mevcut modelleri "superfast" tekerler ile donatarak hızlandırmaktı. Ancak bu yalnızca HotWheels modellerin sürüş hızını yakalamaya yaramıştı. Rekabette öne geçmek için daha büyük yeniliklere, orjinal fikirlere ihtiyaç vardı.

İşte böyle bir orjinal fikir, Lesney'in 1973 yılında piyasaya çıkardığı 7 yeni modelde ortaya çıkıyordu. Bu modeller "Rola-Matics" adı verilen bir serinin ürünleriydi. "Rola-Matics" modellerin özelliği, aracı sürdüğünüzde ya da itttiğinizde, kendi kendine hareket eden parçalara sahip olmasıydı. Bu sayede model araçların oyun değerinin artırılması amaçlanmıştı. Tekerlerden birinin arka yüzeyinden çıkıntı yapan plastik bir pim, model içine yerleştirilmiş bir mekanizmayı tetikleyerek, araç hareket ettiği (yani tekerler döndüğü) sürece espirili, ilginç aksiyonlar yaratmaktaydı. Lesney firması 1975 yılına dek "Rola-Matics" serisinden birkaç model daha üretti. "Rola-matics" serisinin hedeflenen başarıya ulaşıp ulaşmadığını bilemiyoruz. Ancak, bu serinin yalnızca 2 yıl süreyle üretildiğini düşünürsek, Lesney'in bu modelleri üretmeye dönük ilgisini çabuk kaybettiği söylenebilir.

Bana gelince, çocukken bu seriden birkaç tane modelim vardı ve bu tür bir mekanizma ile çok daha enteresan şeyler üreteceklerini hayal ederdim. Yazık olmuş "Rola-Matics" serisine....


ROLA-MATICS MODELLERİN LİSTESİ

10B Piston Popper (1973) - Ford Mustang: Şeffaf plastik bir motor bloğu içinde aşağı yukarı hareket eden dört pistonu vardı (bkz. resim).

16A Badger (1974) - Gezici radar aracı: Aracın tepesinde dönen bir radar anteni bulunuyordu (bkz. resim).

20B Police Patrol (1975) - Range Rover polis aracı: aracın tepesinde dönen siren lambası vardı (bkz. resim).

28B Stoat (1973) - Zırhlı araç: Aracın üzerinde dönerek gözetleme yapan asker vardı.

35B Fandango (1975) - Aracın arkasında motorun üzerinde dönen bir türbin bulunmaktaydı.

39A Clipper (1973) - Aracın arkasında aşağı yukarı sallanan iki adet egzost borusu vardı (bkz. resim).

47B Beach Hopper (1973) - Buggy tipi plaj aracı: Koltukta aşağı yukarı hoplayan sürücüsü vardı (bkz. resim).

57C Wild Life Truck (1973) - Kamyonetin arkasında cam bir kafes içinde dolanarak yürüyen bir aslan vardı.

67B Hot Rocker (1973) - Ford Capri: Aracın önünde aşağı yukarı ritmik hareket eden bir motor vardı.

69B Turbo Fury (1973) - Aracın arkasında dönen iki adet türbin bulunmaktaydı.

73B Weasel (1974) - Aracın top namlusu dönmekteydi.

27 Aralık 2008 Cumartesi

Kendi sergileme üniteni kendin yap!

Her koleksiyoner bir gün "koleksiyonun sergileme alanlarına sığmaması" problemini yaşayacaktır. Sanço'nun elindeki Matchbox modelleri, oyun odasındaki dolabına sığmaz olunca kara kara düşünmeye başlar...

Her koleksiyoncunun kendisine has bir saklama biçimi vardır. Şimdi genel olarak bunlara bakalım:

1-Kimisi koleksiyonunun tamamını görmek istemez. Bunun sebebi insanın zaman zaman farklı şeyler görmek istemesidir. Bu sebeple koleksiyonun bir kısmı kutularda, bir kısmı da çeşitli camlı dolaplarda saklanır, zaman zaman kutulardakilerle dolaptakiler yer değiştirilerek can sıkıntısı giderilir.

2-Kimi koleksiyoncunun malı çok kıymetlidir. Elindeki objelere hasar verebilecek toz ve güneş ışınlarından uzak olması için malların tamamı kutulanır. Zaman zaman açılıp bakılır, "vay be, bende de neler varmış" denilir.

3-Koleksiyonerlerin bazısının yeri kısıtlıdır. Bu durumda Madde 1'deki uygulamaya başvurulur. Ancak hepsini aynı anda görememenin verdiği bir sıkıntı oluşabilir.

4- Sanço'nun durumu: 3 Maddenin hepsi.

Kendisinin elinde çok güzel modeller vardır. Şimdi bunları ne yapmalıdır?



Düşünür taşınır. Evinde önceden "evinizin her şeyi" IKEA'dan alınma fotoğraf çerçevesi vardır.



Çerçevenin cam ile paspartusu arasında 2,7 cm'lik bir boşluk vardır. Bu ölçü kendisine "acaba buraya bir kafes yapıp, arabaları koyamaz mıyım?" fikri verecektir.

Hemen uygulamaya konulur. Çerçeve ve içine konacak araba vardır ancak raf yapacak karton yoktur. Oturduğu çevredeki bir kaç kırtasiyeye, çocuk mağazasına ve de bir alışveriş merkezine bakar. Hiçbirinde karton yoktur. Çocukluğumuzun kartonları da ortalıktan uçup gitmiş, yerlerine plastik, uyduruk Çin malı oyuncaklar doldurulmuştur.

Mahallede resim çerçevesi yapan bir dükkan vardır. Orada, işine yarayacağını düşündüğü genişlikte paspartu kartonları kestirir. Falçata ile belli mesafelerde yuvalar açıp kartonlarla bir strüktür oluşturur.



Ucu boşta kalan bölümlerde aracın yüklenmesiyle birlikte sarkma olmaktadır ancak vakit gece yarısın ıgeçmiştir. Gece vakti çerçeveci yatağından kaldırılamayacağı ya da nöbetçi çerceveci bulunamayacağına göre, bir başka uyduruk çözüm bulur, açık uçları taşıması için 10 kadar kibritini feda eder.

Şimdi iş çerçevenin içini yerleştirmeye gelmiştir.

İş bitmiş, yeni sergileme ünitesi de güzel olmuştur. Şimdi sıra bunu asacak fazla güneş görmeyen bir yer bulmaktadır...

Ekler:

-Çerçeve siyah veya beyaz renklerde bulunabiliyor. Aralık 2008 IKEA fiyatı 18 YTL civarında.

-Çerçevenin işçiliği çok iyi değil, arkası sürekli açılıp kapatılmaya uygun yapılmamış, içine koyduklarınızı sürekli değiştirmek de zor. Ama bu paraya da fena değil.

-Genişliği az olduğu için ancak A veya B serisi ya da genişliği düşük (2,7cm.) olan modeller sığabiliyor. Çerçeve ucuz, içindekiler pahalı!!

-Başka şekillerde sergileme de yapılabiliyor, örneğin diaromalar için de uygun. Bakalım: